SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ:)
İSKELET KISIMLARI
Kafatası :
Vücutta beyin ve beyincik gibi kısımları koruyan, göz, kulak, burun gibi duyu organlarının yerleştiği, genellikle yassı kemiklerden oluşan bölümdür.
Vücutta beyin ve beyincik gibi kısımları koruyan, göz, kulak, burun gibi duyu organlarının yerleştiği, genellikle yassı kemiklerden oluşan bölümdür.
Omurga :
Omurga, boyundan başlayıp kuyruk sokumuna kadar gider ve omur denilen 33 kısa kemikten oluşur. (Omurga, bel kemiği olarak bilinir). Omurganın ortasında omurilik kanalı, omurilik kanalında da omurilik denilen sinirler bulunur.
Omurga, boyundan başlayıp kuyruk sokumuna kadar gider ve omur denilen 33 kısa kemikten oluşur. (Omurga, bel kemiği olarak bilinir). Omurganın ortasında omurilik kanalı, omurilik kanalında da omurilik denilen sinirler bulunur.
Göğüs kemiği (vücudun göğüs bölgesinde bulunan üst kısmı geniş aşağıya doğru sivrilen yassı bir kemiktir ve üç kemiğin birleşmesinde oluşur), 12 çift kaburga ve sırt omurlarından oluşur. Kaburga kemiklerinin 10 çifti önden göğüs kemiğine, 12 çifti arkadan sırt omurlarına bağlanır.
Kollar ve bacaklar : Kollarda pazı, ön kol, dirsek, bilek, tarak ve parmak kemikleri vardır. Bacakta; uyluk, diz kapağı, baldır, kaval, bilek, tarak ve parmak kemikleri bulunur.
İSKELETİN KISIMLARI
DESTEK VE HAREKET SİSTEMİMİZİN SAĞLIĞI İÇİN NELER YAPMALIYIZ?
2- İskelet ve kasların gelişmesi için yaşa uygun spor yapılmalıdır.
3- Kemiklerin ve dişlerin gelişmesi için kalsiyum ve fosfor içeren (et, süt, yumurta, yoğurt, peynir vs.) besinlerle birlikte D vitamini alınmalıdır. (D vitamini eksikliğinde çocuklarda raşitizm, büyüklerde osteomalizi denilen kemik erimesi hastalığı oluşur.)
4- Kemiklerin gelişmesi için yeterince (D vitamininin görev yapabilmesi için) güneş ışığı alınmalıdır. (Özellikle çocuklarda)
5- Sivri burunlu, dar ve yüksek topuklu ayakkabılar giyilmemelidir.
6- Ağır yük taşınmamalıdır.
7- Aşırı kilolardan ve spordan kaçınılmalıdır. (Kemiklerde şekil bozukluğu oluşur.)
8- Duruş ve oturuş biçimlerin dikkat edilmelidir. (Sandalyeye dik oturulmalıdır, kambur durulmamalıdır.)
9- Dik yürünmelidir.
10- Yük taşınırken veya kaldırılırken dengeli (iki elle) tutulmalıdır. Çanta tek omuzda taşınmamalıdır, yükler dizleri bükmeden kaldırılmamalıdır.
11- Kasların güçlenmesi için protein içeren besinler alınmalıdır.
12- Kırık, çıkık ve burkulmalarda (çıkıkçıya ve kırıkçıya değil) doktora gidilmelidir.
3- Kemiklerin ve dişlerin gelişmesi için kalsiyum ve fosfor içeren (et, süt, yumurta, yoğurt, peynir vs.) besinlerle birlikte D vitamini alınmalıdır. (D vitamini eksikliğinde çocuklarda raşitizm, büyüklerde osteomalizi denilen kemik erimesi hastalığı oluşur.)
4- Kemiklerin gelişmesi için yeterince (D vitamininin görev yapabilmesi için) güneş ışığı alınmalıdır. (Özellikle çocuklarda)
5- Sivri burunlu, dar ve yüksek topuklu ayakkabılar giyilmemelidir.
6- Ağır yük taşınmamalıdır.
7- Aşırı kilolardan ve spordan kaçınılmalıdır. (Kemiklerde şekil bozukluğu oluşur.)
8- Duruş ve oturuş biçimlerin dikkat edilmelidir. (Sandalyeye dik oturulmalıdır, kambur durulmamalıdır.)
9- Dik yürünmelidir.
10- Yük taşınırken veya kaldırılırken dengeli (iki elle) tutulmalıdır. Çanta tek omuzda taşınmamalıdır, yükler dizleri bükmeden kaldırılmamalıdır.
11- Kasların güçlenmesi için protein içeren besinler alınmalıdır.
12- Kırık, çıkık ve burkulmalarda (çıkıkçıya ve kırıkçıya değil) doktora gidilmelidir.
1-
ÖNEMLİ BİLGİLER
| ÖNEMLİ BİLGİLER 1- Boşaltım sistemi, solunum ve dolaşım sistemleri ile birlikte çalışır. 2- İdrarda safra sıvısı olduğu için idrar sarı renklidir. 3- Kandan süzülen idrarda glikoz (şeker) varsa bu kişi şeker hastasıdır. 4- Bel soğukluğu ve AİDS, cinsel yolla veya kan yoluyla bulaşan bulaşıcı hastalıklardır ve bu hastalıklar böbreklerin çalışmasını engellerler. 5- Böbreklerin en küçük görev birimi nefronlardır. Nefronlar, süzme ve geri emilme yoluyla çalışırlar. 6- • Her böbrekte yaklaşık 1 milyon tane nefron bulunur. • Vücutta her 1 dakikada kanın 1 litresi böbreklerden geçer. Günde ortalama 500 litre kan böbrekler tarafından süzülür. • Böbrekler her 10 – 20 dakikada bir vücuttaki kanın tamamının süzülmesini sağlar. Bu işlem günde 100 – 150 kez tekrarlanır. • Böbreklerde süzülen kanın %98–99’u geri emilerek böbreklerden uzaklaştırılır. • Günde ortalama 1,5 – 2 litre idrar oluşur. (Hayat boyu yaklaşık 45.000 litre). • İdrar kesesi, yetişkin insanlarda 600–700 mlt kadar, çocuklarda ise 500 mlt kadar idrar tutabilir. Çocuklarda idrar kesesinin ¼ ü dolunca çocuk idrar yapma ihtiyacı duyar. 7- Kalın bağırsak, boşaltım sistemi organı değildir, sindirim sistemi organıdır. 8- Böbrek atardamarı → Oksijeni bol, taşıdığı kanda zehirli atıklar fazla. Böbrek toplardamarı → Karbondioksiti bol, taşıdığı kan zararlı maddelerden arındırılmış. 9- İdrarın oluşması ve vücuttan atılması : • Kan, böbrek atardamarları yoluyla böbreklere gelir ve nefronlarda süzülür. • Kan içindeki yararlı maddeler, süzülme sırasında nefronlarda emilir (geri emilim) ve tekrar kana geçer. • Süzülerek temizlenen bu kan, böbrek toplardamarı ile böbreklerden çıkar. • Süzülmeden sonra kalan tuzun ve suyun fazlası ile üre idrarı oluşturur. • Oluşan idrar, üreterde ve idrar kesesinde toplanır. • İdrar üretra ile vücuttan dışarı atılır. 12- Boşaltım sistemi hastalıklarını inceleyen bilim dalına nefroloji denir. |
BOŞALTIM SİSTEMİ HASTALIKLARI
Boşaltım Sisteminde (Böbreklerde) Görülen Hastalıklar :
Boşaltım sisteminde; böbrek iltihabı, böbrek taşı, böbrek yetmezliği, idrar torbası ve idrar yolu iltihabı görülür.
Boşaltım sisteminde; böbrek iltihabı, böbrek taşı, böbrek yetmezliği, idrar torbası ve idrar yolu iltihabı görülür.
a) Böbrek İltihapları :
Böbreğin öz bölgesinde veya havuzcuğunda görülür. İdrar tutamama, bel ağrısı, halsizlik, üşüme, ateşlenme gibi belirtileri vardır.
b) Böbrek Taşları :
İdrardaki madensel tuzların (kalsiyum tuzları, D vitamini ve azotlu bileşiklerin), idrar kanalcıklarında veya havuzcukta veya idrar borusunda birikmesi ile oluşur. Erkeklerde daha fazla ortaya çıkar. Sancı ve idrarda kan görülmesi gibi belirtileri vardır. (Taş oluşumunun önlenmesi için günde yeterince su içilmeli, süt ve süt ürünlerinin aşırı tüketiminden uzak durulmalıdır.)
Böbrek taşlarının tedavi yöntemlerinden biri taş kırmadır. Bunun için yüksek enerjili (ultrasonik) ses dalgaları kullanılır ve ses dalgaları cilde ve böbreklere zarar vermeden taşları kırabilir. Kırılan taşlar idrarla dışarı atılır. Büyük ve kırılamayan taşlar ise ameliyatla alınabilir.
Böbreğin öz bölgesinde veya havuzcuğunda görülür. İdrar tutamama, bel ağrısı, halsizlik, üşüme, ateşlenme gibi belirtileri vardır.
b) Böbrek Taşları :
İdrardaki madensel tuzların (kalsiyum tuzları, D vitamini ve azotlu bileşiklerin), idrar kanalcıklarında veya havuzcukta veya idrar borusunda birikmesi ile oluşur. Erkeklerde daha fazla ortaya çıkar. Sancı ve idrarda kan görülmesi gibi belirtileri vardır. (Taş oluşumunun önlenmesi için günde yeterince su içilmeli, süt ve süt ürünlerinin aşırı tüketiminden uzak durulmalıdır.)
Böbrek taşlarının tedavi yöntemlerinden biri taş kırmadır. Bunun için yüksek enerjili (ultrasonik) ses dalgaları kullanılır ve ses dalgaları cilde ve böbreklere zarar vermeden taşları kırabilir. Kırılan taşlar idrarla dışarı atılır. Büyük ve kırılamayan taşlar ise ameliyatla alınabilir.
c) Böbrek Yetmezliği :Böbreklerin tamamen veya kısmen (%80) görevini yerine getirememesi hastalığıdır. Bu hastalığı taşıyan insanların kanındaki su, üre, ürik asit ve madensel tuzları temizlenmesi için DİYALİZ makinesine bağlanması veya böbrek naklini yapılması gerekir.
Diyaliz makinesi, idrarla atılamayan su, üre, ürik asit ve madensel tuzların kandan süzülerek kanın temizlenmesini sağlar. Bu yöntem, kalıcı tedavi sağlamaz. Kalıcı tedavi için böbrek naklinin yapılması gerekir.
Organ nakli, canlı bir kişinin bir böbreğini (sağlıklı bir kişi tek böbrekle de yaşayabilir ) ya da yeni ölmüş ama organları hala canlı birinin böbreğini alarak yapılabilir.
BOŞALTIM SİSTEMİMİZİN SAĞLIĞI ve KORUNMASI
1- Yeterli miktarda sıvı alınmalıdır. (Böbreklerin rahat çalışması için bol sıvıya ihtiyacı vardır. Alınan sıvı miktarı sıcak ve kuru havalarda arttırılmalıdır. Günlük en az 2 litre su alınmalıdır.)
2- İdrar uzun süre tutulmamalıdır. (Böbrek taşları oluşabilir).
3- Böbrekler ve idrar yolları soğuktan korunmalıdır. (Böbrek sağlığı için).
4- Aşırı acı ve baharatlı yiyecekler yenilmemelidir.
5- Düzenli banyo yapılmalıdır. (Derideki gözeneklerin açılması için).
6- İçilen su ve yenilen besinler temiz olmalıdır.
7- Böbrek iltihabı rahatsızlıklarında tedavi yarıda kesilmemeli ve ilaçlar zamanında alınmalıdır.
8- Diş çürükleri ve boğaz iltihabı hemen tedavi ettirilmelidir. (Çürük veya iltihaba yol açan mikroorganizmalar, kalıcı böbrek rahatsızlıklarına yol açabilir.)
9- Kişisel temizliğe dikkat edilmelidir.
BOŞALTIMDA GÖREVLİ ORGAN VE YAPILAR
Böbrekte Yolculuk…
Çok büyük bir borunun içinden geçiyordum.Bu boruya atar damar diyorlarmış, böbrek atardamarı…Böbrek nasıl bir şey merak ediyordum.Fasulyeye benziyorlar, iki tane fasulyeye…İnsanların, daha doğrusu çocukların bir çoğu fasulye sevmezmiş.Acaba bu fasulyeye benzeyen böbrekler yenir mi?Elbette bu durumda yiyemem…
Kaymaya devam ettik ve en sonunda fasulyelerdeyiz.Çok garip bir cisim yararlı ve zararlı maddeleri bizden ayırdı.Kamışa benzetmiştim bu yapıyı, dolanmış eğri büğrü kamışlara…Bu cisme nefron adı veriliyormuş.Sonra ne olduysa yararlı maddeler tekrar bize karıştı.Nefronlar emilim ile bize geri vermiş.Ne güzel!Bir arkadaş buldum.Adı Yararlı Madde’ymiş.Tanıştıktan sonra aklıma takılan soruyu ona sordum. “Bu zararlı atıklara ne olacak?” O da bana şu cevabı verdi.
-Yararlı madde onun adı atık değil ama atık da diyebilirsin.Şimdi bu maddeler üreye dönüştü….
Bunları anlatırken aklıma üre ne demek sorusu geldi “Peki üre nedir?” Sakince cevap verdi. “Üre azotlu maddelerin yanması sonucunda oluşan, erimiş halde idrarda bulunan maddedir".Şimdi devam edeyim.Bu üreler idrarı oluşturur ve üreter adı verilen bir borudan geçerek idrar kesesinde toplanır.Sonra da üretra adı verilen yapı ile dışarı atılır”
Arkadaşım bunları anlatırken bir borudan geçerek dolaşıma devam ettik.Bizi böbrekten çıkaran büyük geniş boruya böbrek toplardamarı deniyormuş.Borudan kayarak yolculuğumuza devam ettik.
Çok büyük bir borunun içinden geçiyordum.Bu boruya atar damar diyorlarmış, böbrek atardamarı…Böbrek nasıl bir şey merak ediyordum.Fasulyeye benziyorlar, iki tane fasulyeye…İnsanların, daha doğrusu çocukların bir çoğu fasulye sevmezmiş.Acaba bu fasulyeye benzeyen böbrekler yenir mi?Elbette bu durumda yiyemem…
Kaymaya devam ettik ve en sonunda fasulyelerdeyiz.Çok garip bir cisim yararlı ve zararlı maddeleri bizden ayırdı.Kamışa benzetmiştim bu yapıyı, dolanmış eğri büğrü kamışlara…Bu cisme nefron adı veriliyormuş.Sonra ne olduysa yararlı maddeler tekrar bize karıştı.Nefronlar emilim ile bize geri vermiş.Ne güzel!Bir arkadaş buldum.Adı Yararlı Madde’ymiş.Tanıştıktan sonra aklıma takılan soruyu ona sordum. “Bu zararlı atıklara ne olacak?” O da bana şu cevabı verdi.
-Yararlı madde onun adı atık değil ama atık da diyebilirsin.Şimdi bu maddeler üreye dönüştü….
Bunları anlatırken aklıma üre ne demek sorusu geldi “Peki üre nedir?” Sakince cevap verdi. “Üre azotlu maddelerin yanması sonucunda oluşan, erimiş halde idrarda bulunan maddedir".Şimdi devam edeyim.Bu üreler idrarı oluşturur ve üreter adı verilen bir borudan geçerek idrar kesesinde toplanır.Sonra da üretra adı verilen yapı ile dışarı atılır”
Arkadaşım bunları anlatırken bir borudan geçerek dolaşıma devam ettik.Bizi böbrekten çıkaran büyük geniş boruya böbrek toplardamarı deniyormuş.Borudan kayarak yolculuğumuza devam ettik.
BÖBREKLER: Bel omurlarımızın iki yanında yer alan organlarımızdır. Böbreğin şekli fasulyeye benzer. Yaklaşık uzunluğu 10 cm’dir. Böbreklerimizin görevi, vücudumuzun çeşitli faaliyetleri sonucu oluşan atık maddeleri kanımızdan süzerek uzaklaştırmaktır. Kanımızda atık maddelerin yanı sıra karbonhidratların, yağların ve proteinlerin sindirilmesi sonucunda oluşan küçük moleküller ile vitamin ve su gibi yararlı maddeler de bulunur. Öyleyse, böbreklerimizin kanımızı süzerken kanımızın içindeki yararlı maddeleri koruyup atık maddeleri uzaklaştırması gerekir.
Peki böbrekler kanımızı süzerek nasıl temizler?
Kanımız, böbreğimizin temel birimi olan nefronlar tarafından süzülerek temizlenir.
Önemli NOT:
*Böbrekler, vücutta yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan su, üre, ürik asit ve madensel tuzlardan oluşan atık maddelerin kandan süzülerek idrar şeklinde vücut dışına atılmasını sağlar. Yani insanlarda boşaltım olayını gerçekleştiren organ böbreklerdir.
*Süzüntüdeki suyun büyük bir bölümü, glikoz ve diğer besin maddeleri öz bölgesindeki toplama kanalcıkları tarafından emilerek tekrar kana geçer. Bu olaya geri emilim denir. Böylece yararlı maddelerin vücut dışına atılması engellenmiş olur. Süzüntüdeki su ve besinler emildikten sonra havuzcukta kalan sıvıya idrar denir
Her bir böbrekte, yaklaşık bir milyon nefron bulunur.
Nefronlar boşaltım maddelerini kandan süzer ve idrar oluşumunu sağlar, böylece kanımızı temizler.
BÖBREKLERİMİZİN İDRARI OLUŞTURMA AŞAMALARI
1. Kan, böbrek atardamarları yoluyla böbreklere gelir ve nefronlarda süzülür.2. Kan içindeki yararlı maddeler, süzülme sırasında nefronlarda emilir ve tekrar kana geçer.
3. Süzülerek temizlenen bu kan, böbrek toplardamarı ile böbreklerden çıkar.
4.Süzülmeden sonra kalan tuzun ve suyun fazlası ile üre idrarı oluşturur.
5.Oluşan idrar, üreterde ve idrar kesesinde toplanır.
6.İdrar üretra ile vücuttan dışarı atılır.
SOLUNUM SİSTEMİMİZİN SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN NELER YAPMALIYIZ?

1.Solunum yapılan havanın temiz olması gerekir.
2.Grip, nezle ve diğer solunum yolu hastalıklarına yakalanan kimselerden uzak durulması gerekir.
3.Bulaşıcı hastalığı olan kişilerin eşyalarının kullanılması gerekir.
4.Sigara ve alkol kullanılmaması gerekir.
5.Temiz havada bol bol spor yapılması gerekir.
6.Mevsime uygun giyinilmesi gerekir.
7.Aşırı sıcak ve soğuk gıdalar yenilmesinden kaçınılır.
8.Bulunulan odanın sık sık havalandırılması gerekir.
ENDOKRİN SİSTEM
1.Endokrin (İç Salgı = Hormonal) Sistem :
Hormon sistemi nedir :
Okula gittiğiniz sıradan bir günü düşünün. Evden çıkar ve bir süre sonra okula ulaşırsınız. Sınıfınıza girer, kitaplarınızı ve defterlerinizi sıranızın üzerine koyar ve dersi dinlemeye başlarsınız. Tüm bunları haftada beş gün yaparsınız. Siz bu beş günün aynı şekilde geçtiğini düşünürken, aslında vücudunuzun içinde sizin farkında olmadığınız milyonlarca olağanüstü olay gerçekleşmektedir.
Vücudunuzdaki 100 trilyon hücrenin nelere ihtiyaç duyduğu hesaplanmakta, hücreler arasında iş bölümü yapılmakta, hücrelerin ihtiyaçlarını karşılayacak önlemler alınmaktadır.
Örneğin bu yazıyı okumanız için göz hücrelerinizin belirli maddelere ihtiyacı vardır. Bu maddeleri vücudunuzun kendisi sağlar. Kalbinizin dakikada kaç kez atması gerektiği , vücudunuzdaki şeker oranının nasıl olması gerektiği, kemiklerinizde ne kadar kalsiyum depolanacağı sizin adınıza planlanır. Sizin bu planlamadan haberiniz dahi olmaz. Hücreleriniz kendi aralarında iletişim kurarak tüm bunlara karar verir. İşte 100 trilyon hücrenizin birbirleriyle uyum içinde çalışmasını sağlayan bu iletişim sistemine hormon sistemi denir.
HORMON: Vücudun çeşitli bölgelerindeki bezler tarafından salgılanan, dolaşımla gidip, diğer vücut bölgelerinin çalışmasını etkileyen kimyasal habercidir.
Hormonlar ve Hormon Üreten (Salgılayan) Bezler :
Ürettiği salgılarını doğrudan kana verebilen bezlere iç salgı bezi (hormon üreten bez), bu bezlerin ürettiği salgılara da iç salgı veya hormon denir. İç salgı bezlerinin ürettiği hormonlar, vücuttaki ilgili organa kan yoluyla taşınırlar.
| NOT : İç salgı bezleri hipotalamusun (beynin bölümünün), hipofiz bezinin denetiminde çalışır. |
| UYARI : Canlı vücudunda sinir ve endokrin sistemleri birlikte ve birbirlerine bağlı olarak çalışırlar. Sinir sistemi çok hızlı çalışıp organları anında etkilerken endokrin sistemi yavaş çalışır ve organları uzun sürede etkiler ve denetler. Bunun nedeni, hormonların kanla taşınmasıdır ! Hayvanlarda sinir ve endokrin sistemi birlikte bulunurken bitkilerde sadece salgı sistemi bulunur ! |
İNSANLARDA İÇ SALGI BEZLERİ
SİNİR SİSTEMİ
Sinir sistemine başlamadan önce videomuzu izleyelim...
SİNİR SİSTEMİ
Sinir sistemimiz vücudumuzdan ve çevreden aldığı uyarıları değerlendirir. Bunlara uygun cevaplar oluşturur ve vücudumuzun düzenli ve uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlar.
Sinir sistemimiz, vücudumuzu bir ağ gibi saran milyarlarca sinirden meydana gelir. Bu sinirleri nöron adı verdiğimiz sinir hücreleri oluşturur.


ÇEVRESEL SİNİR SİSTEM
SOLUNUM SİSTEMİNİ OLUŞTURAN YAPI VE ORGANLAR
1.Burun:
Solunum havasının alınmasını ve nemlendirilmesini sağlar. İçerisinde bulunan kıllar ile solunum havasının temizlenmesini sağlar. Aynı zamanda koku alma organıdır. Sümüksü sıvı sayesinde havadaki tozları ve yabancı maddeleri tutar.
2.Yutak:
Akciğerlerin çok önemli olan iki görevi vardır. Dışarıdaki havayı alıp (soluk alma), hava içindeki oksijenin alveollerin etrafındaki kılcal kan damarlarına geçmesini sağlamak. Organlardan kirli kanla gelen karbondioksiti alveollere alıp dışarı atılmasını (soluk verme) sağlamaktır.
Burun ve ağız boşluğunun yemek ve soluk borusuna açıldığı bir yol ağzı gibidir. Burun ve ağızdan alınan havanın soluk borusuna iletilmesini sağlar.
3.Gırtl ak:
3.Gırtl ak:
Soluk borusunun üst kısmının genişlemiş bölümüdür. İçerisinde konuşmamızı sağlayan ses telleri bulunur.
4.Soluk Borusu:
Yutak ve akciğerleri birbirine bağlar. Üst üste dizilmiş yarım yay şeklindeki kıkırdak halkalarından oluşur. Soluk borusu dördüncü sırt omuru hizasında ikiye ayrılarak bronşları, bronşlar da akciğer içerisinde dallanarak bronşcukları oluşturur. Bronşçuklar da alveol (hava keseleri) ile sonlanır.
5. Akciğerler:
Akciğerlerin çok önemli olan iki görevi vardır. Dışarıdaki havayı alıp (soluk alma), hava içindeki oksijenin alveollerin etrafındaki kılcal kan damarlarına geçmesini sağlamak. Organlardan kirli kanla gelen karbondioksiti alveollere alıp dışarı atılmasını (soluk verme) sağlamaktır.
MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİN BÖLÜMLERİ
MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ: Beyin ve omurilikten oluşur.
BEYİN: Vücudumuzun öğrenme, hafıza ve yönetim merkezidir. · Duyu organlarından gelen bilgileri değerlendirir. · Konuşma ve istemli hareketlerimizin gerçekleşmesini sağlar. · Acıkma, susama uyku ve uyanıklık gibi olayları düzenler. · Kan basıncımızı ve vücut sıcaklığımızı ayarlar. · Merkezi sinir sistemimizdeki diğer organların yardımıyla organlarımızın ve sistemlerimizin düzenli çalışmasını sağlar. |
Beyincik ve omurilik soğanı beynin bölümlerindendir. 1.Beyincik: Vücudumuzun hareket merkezidir. Kol ve bacak kaslarımızın birbirleriyle uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlar. 2. Omurilik Soğanı : Beyin ve diğer vücut organları arasındaki bağlantıyı sağlar. İsteğimizin dışında çalışan iç organlarımızın kontrol merkezidir. · Solunum ,dolaşım, boşaltım ve sindirim sistemimizin çalışmalarını düzenler. · Nefes alma, kusma, yutkunma, öksürme gibi olayları düzenler. |
OMURİLİK : Omurilik soğanından başlayıp kuyruk sokumuna kadar devam eder. Omurilik omurgamız içerisinde yer alan bir sinir kordonudur.
Görevleri:
Beyin ile diğer organların arasındaki bilgi iletimini sağlar.
Refleks davranışlarımızı gerçekleştirir.
REFLEKS HAREKETLERİ


DOLAŞIM SİSTEMİNİN SAĞLIĞI VE KORUNMASI
Vücuttaki organların sağlıklı bir şekilde çalışması dolaşım sistemine bağlıdır. Kalp ve damarlarda meydana gelen rahatsızlıklar, diğer doku ve organları da etkiler. Dolaşım sisteminin sağlığının korunması için;
2- Yaşa uygun hareketler ve spor yapılmalıdır. (Kalbin yorulmaması için).
3- Alkol ve sigara kullanılmamalıdır. (Damar tıkanıklılığına yol açar).
4- Stresten kaçınılmalıdır. (Kalp atışının düzenini bozar).
5- Dengeli ve sağlıklı beslenilmelidir.
6- Çok da giysiler giyilmemelidir. (Kan dolaşımı engellenir).
7- Aşırı kilolardan kaçınılmalıdır. (Kalp yağlanır, çalışması önlenir).
8- Yaralanan yerler temizlenmelidir. (Mikrop girebilir).
9- Yaralanmalarda kan kaybı önlenmelidir. (Vücuttaki kanın % 20’sinin kaybı ölüme yol açar).

LENF SİSTEMİ
Hücreler için gerekli olan besin ve oksijen temiz kan sayesinde atardamarlardan kılcal damarlara geçer ve kılcal damarlar sayesinde dokulardaki hücrelerin arasını dolduran ara maddeye (doku sıvısına) verilir. Hücreler besin ve oksijeni ara maddeden alır, yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan karbondioksit gazı ile zararlı atık maddeleri tekrar ara maddeye verir. Ara maddedeki atık maddeler ve karbondioksit gazı kılcal damarlar ile alınarak toplardamarlara iletilir. Fakat ara maddedeki zararlı maddeler ve karbondioksit gazının bir kısmı kılcal damarlara geçemeyip ara maddede kalır. Ara maddede kalan bu atık maddelerin ve karbondioksit gazının tekrar kana verilmesi (kan dolaşımına katılması) gerekir.
Dokulardaki hücreler arası ara maddede (doku sıvısında) kalan zararlı atık maddeleri, karbondioksit gazını ve hücrelere giremeyen besin maddeleri (proteinler) ile akyuvarlar hücrelerini toplayarak bunları tekrar kan dolaşımına katan sisteme lenf sistemi denir. Lenf sistemi, dolaşım sistemine yardımcı bir sistemidir.
Dokulardaki hücreler arası ara maddede (doku sıvısında) kalan zararlı atık maddeleri, karbondioksit gazını ve hücrelere giremeyen besin maddeleri (proteinler) ile akyuvarlar hücrelerini toplayarak bunları tekrar kan dolaşımına katan sisteme lenf sistemi denir. Lenf sistemi, dolaşım sistemine yardımcı bir sistemidir.
KAN DOLAŞIMI
Kanın, kalpten pompalandıktan sonra kalbe geri dönmesine kan dolaşımı denir. Kan dolaşımı, küçük kan dolaşımı ve büyük kan dolaşımı olmak üzere iki çeşittir.
a) Küçük Kan Dolaşımı :
Kalbin sağ karıncığındaki kirli kanın, temizlenmesi için akciğer atardamarı ile akciğerlere gelmesi ve akciğerlerde temizlenen (yani oksijence zenginleştirilen) kanın akciğer toplardamarı ile kalbin sol kulakçığına gelmesine küçük kan dolaşımı denir.
Küçük kan dolaşımı, kirli kanın temizlenmesi için yapılır.
Bu dolaşımın amacı temizlenen kanı vücuda dağıtıp, kirli kanı kalbin sağ kulakçığına getirmektir.Sol karıncıktaki temiz kan aort atardamarıyla tüm vücuda gönderilir . Vücuttan toplanan kirli kan toplar damar ile kalbi sağ kulakçığına gelir.
Dolaşım sisteminde küçük bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?J
KAN
Sindirim sisteminde parçalanan besinleri yani sindirilmiş besinleri ve akciğerler sayesinde havadan alınan oksijeni hücrelere taşıyan, hücrelerde oluşan karbondioksit gazını akciğerlere, zararlı atık maddeleri böbreklere getiren ve damarların içinde dolaşan kırmızı renkli sıvıya kan denir.
Kan, kan hücreleri ve kan plazmasından (serumundan = ara maddeden) oluşur. Kan hücreleri, kan plazması içinde yüzerek bütün vücudu dolaşırlar.
Kan, kan hücreleri ve kan plazmasından (serumundan = ara maddeden) oluşur. Kan hücreleri, kan plazması içinde yüzerek bütün vücudu dolaşırlar.
Kanın Görevleri :
1- Vücut ısısını ayarlar, düzenler.
2- Vücudu mikroplara karşı korur.
3- Dışarıdan alınan besin ve oksijeni hücrelere taşır.
4- Hücrelerde oluşan karbondioksit gazını akciğerlere, zararlı atık maddeleri böbreklere getirir.
5- Hormonları ilgili organlara taşır.
Acaba kan nasıl pıhtılaşıyor?
KAN DAMARLARI
Kanın vücutta taşınmasını sağlayan boru şeklindeki yapılara kan damarı denir. Kan damarları vücudu bir ağ gibi sararak temiz kanın vücuttaki bütün hücrelere iletilmesini ve hücrelerde kirlenen kanın tekrar toplanmasını sağlar.Kan damarları farklı kalınlıktadır ve yapı ve görevlerine göre atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlar olmak üzere üç çeşittir.
a) Atardamarlar :
• Kalbin karıncıklarından çıkarlar.
• Kalpten vücuda yani organlara kan taşırlar.
• Genellikle temiz kan taşırlar. Sadece akciğer atardamarı kirli kan taşır.
• Kalbin sağ karıncığından çıkan ve kirli kanı akciğerlere taşıyan atardamar akciğer atardamarıdır.
• Kan akış hızının en fazla olduğu damarlardır.
b ) Toplardamarlar :
• Vücuttaki yani organlardaki kanı kalbe getirirler.
• Genellikle kirli kan taşırlar. Sadece akciğer toplardamarı temiz kan taşır.
• Kalbin sağ kulakçığına gelen ve vücutta kirlenen kanı kalbe taşıyan toplardamarlar alt ve üst ana toplardamarlarıdır.
• Kan akış hızı atardamarlara göre daha azdır.
• Toplardamarlar, atardamarlardan daha geniştir ve daha fazla kan taşır.
c) Kılcal Damarlar :
c) Kılcal Damarlar :
• Atardamarlarla toplardamarları birbirine bağlayan ve vücudu ağ gibi saran damarlardır.
• Atardamarlardan aldığı temiz kandaki besin ve oksijeni hücrelere verir.
• Hücrelerde oluşan karbondioksit gazı ile zararlı ve atık maddeleri alarak toplardamarlara verir.
• En ince damarlardır.
• Kan akış hızı en az olan damarlardır.
• Kan ile hücreler arasında madde alışverişini sağlar.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




